BUGÜNTARİHİNDEYİZ

IMG_2922Hacamat İki omuz arasından, belden, kalp karşısından, bacaklardan, sırttan, başın arka tarafından veya vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla şişe, bardak, veya boynuzla etle deri arasındaki kirli kanları, iltihapları, sarı suları aldırmaktır.

Peygamberimiz (s.a.s)’in tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.

Hacamatta maksat, derinin altındaki akıcılığı olmayan pıhtılaşmış kirli kanı ve dokular arasındaki sıvıda biriken atıkları dışarı atmak ve kanın rahatça dolaşmasını sağlamaktır.

Hacamatın birinci hikmeti sevgili peygamberimizin (s.a.v.) sünneti olması ve Miraç’ta verilmiş olmasıdır.

Onun her bir sünnetine uymanın ne kadar makbul olduğu hepimizce bilinmektedir.

Hacamatla vücutta fazla kan kalp ve beyin sektelerine, sinirsel rahatsızlıklara, alerji gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) haber’de Yahudi bir kadın tarafından koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine gelerek hemen başın arkasından ve iki omzundan hacamat yaptırmasını buyurmuştur.

Efendimiz (s.a.v) başından ve iki omuz arasından hacamat yaptırıp zehir’i vücudundan kirli kanlarla birlikte atmıştır ve ondan sonra ümmetine hacamat olmayı tavsiye etmiştir.

”Herkim vücuduna bir hastalık veya bir rahatsızlık gelirse hemen hacamat olsun” buyuruyor.

” Baştan hacamat olmak kurtarıcının ta kendisidir.”
Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz, bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccam’a başından kan aldırmak suretiyle hacamat yaptırmış ve şöyle buyurmuştur:

“Hacamat (kan aldırma) sizin için en iyi tedavi yollarından biridir.”

(Buharı, Tıb 13; Müslim, Musa kat 62, 63

İbn Abbas, Resulullah’ın Miraç gecesinde, meleklerden oluşan bir cemaate her uğrayışında kendisine meleklerin,
“ Ya Muhammed ! Ümmetine hacamat olmalarını emret!” dediklerini nakleder.
(Tirmizi, Tıb, 12; İbn Mâce, Tıb, 20; Ahmed b. Hanbel, I, 354)

 

© 2014 Hacamat.Net Tüm Hakkı Saklıdır.